Hızlı İngilizce Öğrenmek ve İngilizce Konuşmak İçin 7 İpucu



2017-08-01

1. Derin bir nefes alın ve konuşmaya başlayın.

 

İngilizce konuşmakla ilgili düşündükçe sinirleriniz daha çok gerilir. Sadece daha fazla konuşmaya çalışın. Okulda veya İngilizce kursundaki sınıfınıza bir dahaki gidişinizde ders boyunca kaç defa konuştuğunuzu sayın. Ve bir sonraki sefere daha fazla konuşmayı deneyin. Kendi kendinize ve arkadaşlarınızla aranızda İngilizce konuşma ve diyalog pratikleri yapın. Ne kadar fazla İngilizce konuşursanız, doğru iletişim kurmayı o kadar iyi öğreneceksiniz.

 

2. “İngilizceyi iyi bilmediğiniz için” veya “herşeyi bilmediğiniz için” üzülmeyin.

 

Özür dilemeyin, kendinizi suçlamayın. Sonuçta siz İngilizce öğreniyorsunuz, öyle değil mi? Çabalıyorsunuz, önemli olan budur.

 

“Yemek pişirmeyi bilmiyorum” deyip de yemek pişirmeyi bırakmıyor, ya da “bilgisayar kullanmayı bilmiyorum” deyip de bilgisayar kullanmaktan, internete girmekten vazgeçmiyorsunuz, değil mi? Sadece elinizden gelenin en iyisini yapmaya devam edin ve her geçen gün biraz daha fazla öğrenmek için çabalamayı sürdürün. Sürekli daha iyi olacaksınız zaten emin olun.

 

“I can’t speak English” demeyin; onun yerine şöyle diyebilirsiniz:

 

  •  “I am learning English. Could you speak a little slower?” (Ben İngilizceyi (yeni) öğreniyorum. Lütfen biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?)
  •  “I’m sorry, I didn’t understand.” (Pardon, anlayamadım.)
  •  “Could you please repeat ?” (Tekrar eder misiniz lütfen?)
  •  “What does ______ mean?” (______ ne anlama geliyor?)

 

3. Motomot (kelimesi kelimesine) çeviri ile uğraşmayın.

 

İngilizce öğrenme sürecinde herşeyi birebir çevirmeye çalışmak hızlı ingilizce öğrenme sürecinizi yavaşlatır. Bunu yapmayın! İngilizce’de bir şeyi duyduğunuzda hemen Türkçe’ye çevirmeye çalışırsanız, İngilizce öğrenmeye değil çeviriye odaklanmış olursunuz. İnsanların İngilizce konuştuklarını duyduğunuzda veya İngilizce konuşan insanlara iştirak ettiğinizde:

 

  •  ANLAYABİLDİĞİNİZ kelimeleri dinleyin
  •  İçeriği anlayabileceğiniz ipuçlarını yakalayın… örneğin “There is a big giraffe” diye bir cümle duyduysanız ve “giraffe”nin ne demek olduğunu bilmiyorsanız fakat resimde bir hayvan görüyor, ya da birinin bir şeye işaret ettiğini görüyorsanız; bu ipuçlarını onun ne anlama geldiğini bulmak için kullanabilirsiniz.

 

4. Kulaklarınızı “anlama”ya alıştırın.

 

Her zaman odaklanmanız ve iyi dinlemeniz gerekir. Kulaklarınızı bildiğiniz kelimeleri dinleyip yakalamak üzere eğitin. Kalıpları duymaya ve anlamaya gayret edin. Gramere veya tek tek kelimelere odaklanmayın. Deyimlere odaklanın. İngilizce filmleri, müzikleri ve TV programlarını dinleyin. Evet, izlemeyin, DİNLEYİN. Kalıpların nerelerde ve nasıl kullanıldığını, deyimlerin nasıl sıralandığını dinleyin.

 

Kulaklarınızı eğitirseniz, insanlar İngilizce konuştukları zaman otomatik olarak giderek daha iyi anlamaya başlayacaksınız. Kulaklarınızı eğitmek sizin ‘büyük resmi’ görmenizi sağlayacaktır: İngilizceyi anlamak. Tek tek kelimelere odaklanırsanız İngilizceyi hızlı öğrenmek daha zor olur ve akıcı bir konuşmaya da, anlamaya da ulaşamazsınız.

 

5. Hata yapmaktan korkmayın. Korku İngilizceyi hızlı öğrenmenizi engeller.

 

  •  İngilizce dersine girdiğinizde herkesin sizinle dalga geçtiğini veya İngilizce konuşmaya çalıştığınızda size güldüklerini mi düşünüyorsunuz?
  •  Tüm gramer kurallarını biliyor ama İngilizce diyalog kurmakta zorlanıyor musunuz?
  •  Ana dili İngilizce olanlarla veya sizden daha iyi İngilizce konuşanlarla sohbet etmekten kaçınıyor musunuz?

 

İngilizce konuşmaktan gereğinden fazla korkmayın! Rahatlayın gitsin ve artık “ya şöyle olursa, ya böyle olursa…” diye düşünmeyi bırakın. Bunun yerine harekete geçmeye ve öğrenme çabanıza odaklanın. Hiç kimse mükemmel değildir. Ve herkes hatalar yapar. Bir şeyi ne kadar fazla tekrarlarsanız o işte o kadar iyileşirsiniz. Hızlı İngilizce öğrenmek ve İngilizceyi daha iyi konuşmak için hatalar yapmaktan korkmayı bir kenara bırakmalısınız.

 

6. Küçük bir defter tutun… önemli kalıpları not edin.

 

Duyduğunuz tüm deyimleri, kalıpları yazın. Sonradan kullanacağınızı düşündüğünüz için, yeni bir şey öğrendiğiniz için, ya da anlamadığınız için yazabilirsiniz. Sonradan not defterinize baktığınızda tek bir kelime yerine o kalıpları tümüyle göreceksiniz. Böylece bir dahaki sefere ihtiyacınız olduğunda hem onu tam olarak notlarınızda bulacak, hem de hafızanızda tek tek ve ayrı kelimeler olarak değil tam bir kalıp olarak saklamış olacaksınız.

 

7. Denemeye devam edin. Vazgeçmeyin.

 

Profesyonel sporcular çok fazla antrenman yapar, çok fazla çalışırlar. Unutmayın, onlar da profesyonel sporcu olarak doğmadılar. Yaptıkları şeyi daha iyi yapmak için her zaman saatler süren sıkı çalışmalar yaptılar. Eğer denemeselerdi, hiçbir zaman profesyonel bir futbolcu ya da basketbolcu olamazlardı. Bugün bir sporcu çalışmayı bırakırsa, yetenekleri hızla azalır. Hatalar yapmaya başlarlar.

 

Siz de hızlı ingilizce öğrenmek, ingilizce okumak, ingilizce konuşmak, ingilizce dinlemek ve ingilizce yazmak üzerine ne kadar çok çalışır ve pratik yaparsanız o kadar iyi olacaksınız. Hadi bakalım, görelim sizi!.. ;)

 

Taken from Iste ve Yap


Yazıyı Paylaş